19 Mayıs 2026 Salı

adı konulmayan mektuplar 1.

 selamünaleyküm, nasılsın, neredesin? 

uzun zamandır süren bir savaşın içinde mağlup olmanın tam eşiğindesin. bazen mağlup olmak gerekir, kazandığımızı düşündüğümüz çoğu şey içimizde oyuklar açarken o oyukların içi kim bilir nelerle dolar bilemeyiz. mağlup olduğumuzda da içimizde oyuklar oluşmaz mı alası oluşur hatta. hızlıca olmaz yavaş yavaş büyür ve ne yapacağını bilemez insan. ve bir gün artık oyukların acısı dayanılmayacak raddeye geldiği zaman içine aynaları yerleştirirsin. aynalar gökyüzünü görür. gökyüzü allah'ın kudretini hatırlatır sana. hani peygamberin üzüldüğünde gökyüzüne bakıyormuş ya. allah'ın kudretini merhametini hatırlamak acıyı dindirecektir. ne zaman? bilmem ama dindirecektir. o'nu bilmek ve sevmek acıları dindirecektir. 

**

medine'deyken insanı dağa benzetmiştim. şahit olmak belki de dağ olmanın ta kendisiydi. yaraya, kalbe, yol ayrılışlarına, insanlara, olaylara, bitiş ve başlangıçlara şahit olmak... şahit olmak insan olmaktı. hesap verecek olmaktı. kafanı kaldırıp kainata bakmak, bazen içine bakmaktan kafanı kaldıracak takati bulamamaktı... 

**

anlamlar değişiyor, adımların nasıl ve nereye atılacağı bilinmiyor. tarihler yer değiştirmiş, yerinde kopmuş iplerin parçaları kalmış. anlamlarla beraber isimler değişiyor ve sen bir defterin başında yas tutacak kadar dik durabileceğini sanıyorsun. yanılıyorsun.

dua. kalbe, kalbine, hasta minik bebeğe, bildiğine, bilmediğine dua. 

zilhicce 2, 1447.

adı konulmayan mektuplar 1.

 selamünaleyküm, nasılsın, neredesin?  uzun zamandır süren bir savaşın içinde mağlup olmanın tam eşiğindesin. bazen mağlup olmak gerekir, ka...