8 Eylül 2026 Salı

selvi'ye mektup. 0.2

 


Yürümek, yazmak, okumak ve sevmek ispat ister Selvi. Apaçık bir hakikat bu. Fotoğraflar arasında kalmaktan – bazen bunu bile isteye ve avuç içlerimi göstererek yaptığımı fark ediyorum- iç kapıya uzak kaldığımı hissediyorum. Bu his öyle bir şey ki ete kemiğe bürünüyor, aynadan bana bakıyor, kadrajıma giriyor, adımlarımın uzaklaştığını fısıldarken gözlerini kısıyor. Bir yumak olup nefes alışverişlerimi yavaşlatırken bir yolu olduğunu biliyorum. Bütün bu olanları tek çırpıda bitirecek, denklemi çözecek, suyu bulanık halden duru hale getirecek formülü biliyorum. Biliyorum derken bile en çok ben bilmiyorum. Ne büyük bir tezatlık Selvi.

 

Kırmızı halıları elindeki çalı süpürgesi ile süpüren Garib’i gördün mü Selvi? Gözlerini halıdan ayırmayan, dilini damağına yaslamış susma orucunda olan o zayıf bedeni, bir kere de olsa uzaktan gördün mü? Kim bilir hangi hikaye onu buraya getirdi, bileklerine gül suyunu döktükten hemen sonra çalı süpürgesini kaptığı gibi içinden “ Allah, Allah,” diyerek kapıları kapattı kendi içinde. Burayı seçti, - burası ona seçtirildi- hangi tövbesinden sonra secdesinden uzunca bir vakit kalkamadı, bütün kırıklıklarıyla yokuşu çıktı, göz aklarına oturmuş teslimiyetle beraber susma orucuna niyet etti ve her gün çalı süpürgesi elinde vazifesini yerine getirdi? Halılar bir sembolse Selvi? Ve o Garib nefsinin kirini, tozunu süpürüyorsa? Garib bana bakıyor, aramızda epey mesafe var. Bu mesafeye rağmen kalbimi işaret ettiğini görüyorum. Orada ne var, işaret ettiği yerin tam merkezinde ne var Selvi?

 

" sen şimdi Rabbin'i hamd ile tesbih et ve secde edenlerden ol." hicr98.


26 rebiülevvel 1448.

* sema, atakan ılgazdağ.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

selvi'ye mektup. 0.2

  Yürümek, yazmak, okumak ve sevmek ispat ister Selvi. Apaçık bir hakikat bu. Fotoğraflar arasında kalmaktan – bazen bunu bile isteye ve avu...